. Rüyanın Özeti Rüyada evi terk eden birinin geri döndüğünü görmek bilgili kimse haline geleceğine ve hayatını en iyi şekilde yaşamayı başaracağına, iş hayatına yeni bir fikirle tekrar girileceğine, rahatsızlık veren bir kişiden uzaklaşılacağına, sorunların teker teker aşılacağına, geçim sıkıntısının sona ereceğine, sıkıntıların ve zorlukların sona ereceğine, yaşamındaki engellerin kalkacağına, maddi yükümlülüklerinin hafifleyeceğine işaret eder. Rüyanın Geniş Tabiri Rüyada evi terk eden birinin geri döndüğünü görmek büyük ve hayırlı kazançlar elde edeceğine, borçlarını bitireceğine, üzüntülerinin yerini sevincin ve mutluluğun alacağına, her işinden yana büyük başarılar elde edeceğine, dünya malına ehemmiyet göstermek yerine, iç huzurunu dengede tutabilmek için uğraşacağına, bilgili kimse haline geleceğine ve hayatını en iyi şekilde yaşamayı başaracağına, girdiği bir ortaklık sayesinde işlerini daha da büyüteceğine, arkadaşlardan biri ile kurulan işte beklenenden daha büyük kazanç elde edileceğine işaret eder. Rüyanın tabirine göre iş hayatında alınacak riskler sayesinde çok iyi bir mevkiye gelineceğine, helal ekmek yeneceğine, rızkının ve gelir kapısının çeşitleneceğine, en kısa zamanda tüm sıkıntılardan kurtulup elinin bollaşacağına, iş hayatına yeni bir fikirle tekrar girileceğine, rahatsızlık veren bir kişiden uzaklaşılacağına, sağlıkla ilgili olarak yaşanan bir sorunun düzeltileceğine delalet ettiğine inanılır. Rüyada evi terk eden birinin geri döndüğünü görmek elde edilen kazanç ile daha farklı işlere girileceğine, uzun bir zaman boyunca uğursuzluklar ve şanssızlıklar ile hiç karşılaşmayacağına, talihin ve kısmetin her geçen gün daha da artacağına, sorunların teker teker aşılacağına, iş hayatı ile ilgili doğru ve hayırlı kararların alınacağına, parasının her geçen gün artacağına işaret eder. Rüya yorumcusuna göre bir arabulucu gibi davranarak mevcut gerilmiş ortamı sakinleştireceğine, işinde uzmanlaşacağına, geçim sıkıntısının sona ereceğine, rahatlığa ereceğine, kültürlü ve donanımlı hale geleceğine, işinde istediği başarıyı yakalayacağına delalettir. Rüyada evi terk eden birinin geri döndüğünü görmek zarar edilen işlerden uzaklaşılacağına, zorluk ve yoklukla karşılaşmayacağına, tam aksine rızkının sürekli olarak genişleyeceğine, sıkıntıların ve zorlukların sona ereceğine, amaçlarına nail olacağına ve muradına ereceğine, yaşanan tüm sorunların sona ereceğine, enerjisini de, sermayesini de helal yollarda kullanacağına yorumlanır. Rüya alimlerinin tabirlerine göre geniş bir rızka kavuşacağına, yaşamındaki engellerin kalkacağına, maddi yükümlülüklerinin hafifleyeceğine, hayatına yeni ve temiz bir sayfa açacağına, kazanacağı özgüven ile çok hayırlı işlere gireceğine, rahatının, keyfinin ve huzurunun yerine geleceğine, gelirinin artacağı, konforunun ve lüksünün yerinde olacağı, elinin şimdiye kadar hiç görmediği kadar para göreceğine ve malının da aynı oranda artacağına işaret ettiği söylenir. Genel anlamıyla Rüyada birinin geri döndüğünü görmek emeklerinin ve hayallerinin boşa gitmeyeceğine, ilerleyeceğine, yükseleceğine, insanların imrenerek baktığı kimse olacağına, zorluk yaratan bir olayın kısa zaman içinde çözüme kavuşacağına, deyim yerindeyse elinin döneceğine, sıkıntılarından ve sorunlarından yakın bir zamanda kurtulacağına, emellere ulaşılacağına delalet ettiğine inanılır. Devamını Oku …
Rüyada terk eden eşin geri gelmesi sevgisini, saygısını kendisinden eksik etmeyeceğine, uzun zamandan beri hayali kurulan bir şeye aile bireylerinin vereceği destek sayesinde kavuşulacağına, inancını hiçe sayarak gözünü karartıp kötü işlere gireceğine ve doğru yoldan sapacağına, kişiye iş alanında da her zaman destek vereceğine, kişinin en lüks evlere, arabalara ve topraklara sahip olacağına, çok hayırlı işlere gireceğine bu sayede büyük miktarda para kazanacağına, darlığa düşeceğine, maddi gücünü kaybedeceğine ve sadece bununla kalmayacağına, allah’ın kendisine nasip ettikleri sayesinde ne kadar ayrıcalıklı olduğunun farkına varacağına işarettir. Ani gelişen olaylar dengenizi bozabilir. Rüyada terk eden eşin geri gelmesi kısa süre içinde büyük borçların altına gireceğine, yapılacak başarılı işlerle çok büyük bir şöhrete sahip olunacağına alamet etmektedir. Rüyada evi terk eden eşin geri döndüğünü görmek hayırlı bir kararla bir ilişkiye başlanacağına, hem neşeyi hem de keyfi tadacağına delalet eder. Rüyada terk eden sevgilinin geri gelmesi mevcut konforunun da devam edeceğine, maddi anlamda büyük bir kazanca ulaşılacağına işarettir. Rüyada terk eden birinin geri gelmesi eline yüklü miktarda para geçeceğine ve mal ve mülk sahibi olarak hiç olmadığı kadar rahat bir hayata kavuşacağına, verilen emeklerin sonunda karşılığını vereceğine işarettir. Rüyada eşin terk etmesi sorunlarının yakında biteceğine, hayırlı kazançlar elde edeceğine, önünü kesmek isteyen bazı kişilere rağmen işinde iyi bir şekilde ilerleyeceğine, kendisine uygun bir kişi ile çok hayırlı bir birliktelik yaşayacağına alamet eder. Rüyada evi terk eden eşi görmek yaptığı işler sayesinde kazanç elde edeceğine, çok bereketli ve bolluk içinde hayat bir yaşayacağına, çektiği sıkıntıların daha da artacağına tabir olunur. Rüyada eski eşin geri döndüğünü görmek işlerini yoluna koymayı başaracağına, böylece başarı, kazanç, saygınlık, şöhret elde edeceğine, cesaretleneceğine ve kendisine olan özgüvenin artacağına yorulur. Rüyada evden giden eşin geri gelmesi huzurlu ve mutluluk verici bir birliktelik yaşanacağına, atacağı her adımda çok daha hayırlı başarılara imza atacağına işaret etmektedir. Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası
Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Birinin Geri Döndüğünü Görmek Rüyada birinin geri döndüğünü görmek ömür boyu başarılı olacağına, dünya nimetlerinden sonuna kadar yararlanacak olan rüya sahibinin rızkında azalma olmadan müreffeh bir hayat sürdüreceğine, maddi olarak büyük bir zarar görüleceğine, çok hareketli ve heyecanlı günler yaşayacağına, harcadığının yerine çok daha fazlasını koymayı başaracağına, içine düştüğü yokluktan ve sıkıntıdan kurtulacağına, yoklukla ve gözyaşıyla geçen günlerini de geride bırakacağına, tabir edilir. Ayrıca rüyada birinin geri döndüğünü görmek güç ve para kaybedeceğine, maddi ve manevi açıdan sene boyunca rahatlayacağına, var olan sorunlarının daha da büyüyeceğine, başarılı çalışmalara ortak olunacağına, musibetlerin defedileceğine ve mutluluk ve sevinç dolu günler yaşanacağına, böylece mesleğinde önemli aşamalar kaydedeceğine ve bunun doyumsuz hazzını yaşayacağına, yorumlanır. ancak yaşanan sıkıntılardan ötürü sorunlar yaşayacağına tabir edilir. markasını duyuracağına delalet eder. kötü günlerin biteceğine alamet eder. etkilendiği kişiyi etkilemeyi başarıp yorulur. Dini olarak Rüyada birinin geri döndüğünü görmek tabiri Dini olarak rüyada birinin geri döndüğünü görmek aile hayatında çok güzel gelişmeler yaşayacağına, maddi olarak büyük bir zarara uğranacağına, yapılan işte yeniden kara geçileceğine ve sıkıntıların hızlı ve sorunsuz bir şekilde ortadan kaldırılacağına, eşler arasında tartışmalı bir dönemin yaşanacağına, ana baba için hayırlı bir adım atılacağına, verimliliğinin artacağına, hisleri ile hareket etmesi yüzünden hatalara karşı açık olacağına, kardeşlerden birinin sağlık sorunlarıyla boğuşacağına, çok eğlenceli günlerin yakın bir zamanda rüya sahibinin farklı, bir süre zorluk çekeceğine, delalet eder. Psikolojik olarak Rüyada birinin geri döndüğünü görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada birinin geri döndüğünü görmek daima afiyette olacağına, askıda kalan bir projenin tekrar hayata geçirileceğine, bu yüzden büyük bir üzüntü duyarak neredeyse insanlara küseceğine, dertlerin ardı ardına ortaya çıkacağına, mal ve para yönünden büyük bir zarara uğrayacağına, yapmak isteyip de çeşitli nedenlerden dolayı bir türlü yapamadığı şeyleri yapması için kendisine yardımcı olacağına ve rahat edip hayatın tadını çıkarması için gereken ne varsa yerine getireceğine, yardıma muhtaç insanların yardıma kavuşacağına, huzurunun yerinde olacağına, işaret KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.BAKARA- 153 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ
Rüyada evden giden birinin geri gelmesi sevdiğine ve hayallerine kavuşacağına, istediği işleri yerine getirme fırsatına ve olanağına sahip olacağına, şansının yaver gitmesi sayesinde tüm isteklerinin ve dileklerinin de gerçekleşeceğine, evindeki verimin, işindeki bereketin de çoğalacağına, kuyusunu kazmaya çalışan insanlardan uzak durması ve bu sıkıntıların ardından çok zengin olacağı bir döneme gireceğine, çok büyük bir endişeye kapılacağına, verilen emeklerin boşa çıkacağı bir döneme girileceğine, elinin de bolluk ve bereket göreceğine, mallarının artacağına, şansının açılacağına, hayatının eğlenceli ve güzel hale geleceğine, alınacak sevinçli haberlerle mutluluk dolu günler yaşanacağına, sorunların haneden kısa zamanda uzaklaştırılacağına, sağlıkla ilgili bir sorunun tedavi edileceğine alamet etmektedir. Harekete geçmeye veya değişimi kucaklamaya hazırsınız. Rüyada evden giden birinin geri gelmesi güç kaybedeceğine, borçlarının kendisini çok aşacağına, iş projelerinin gerçek olacağına tabir olunur. Rüyada evden giden eşin geri gelmesi kariyer basamaklarını sağlam bir şekilde çıkacağına, çok hayırlı şeylere imza atacağına delalettir. Rüyada evden giden gelinin geri gelmesi zararların kısa zaman içinde telafi edileceğine, rızkının genişleyeceğine, parasının ve ekmeğinin çoğalacağına yorulmaktadır. Rüyada giden birinin geri döndüğünü görmek kişinin bu zorlu süreci çok fazla bunalmadan, sakin bir ruh hali içinde atlatacağına, ele geçen kazancın tükenme noktasına geleceğine, karşılaşılan kötü olaylardan ötürü istenmeyen durumlara düşüleceğine, büyük tartışmalar ve kırgınlıklar yaşanacağına yorulur. Rüyada giden birinin geri gelmesi işlerinin yoluna gireceğine, gün geçtikçe kendisine daha iyi bir yol çizeceğine, hayatın rüya sahibine güleceğine, çok olumlu ve güzel gelişmeler ile karşılaşacağına, hayallerinin yıkılacağı sözler işiteceğine yorulmaktadır. Rüyada evden kaçan birinin geri gelmesi sıkıntılarının ve sorunlarının kısa zaman içinde biteceğine ve bu sayede etrafındaki insanlardan çok büyük takdir toplayacağına, mal mülk sahibi olup sıkıntılardan kurtuluşa erileceğine yorulur. Rüyada geri geri giden araba önünün açık olacağına, gelecekte yüzünün güleceğine, büyük bir kazanç elde edeceğine ve yeni bir haneye sahip olacağına rivayet etmektedir. Rüyada giden eşin geri gelmesi bütün bu yaşananların da cesaretinin kırılmasına, umutlarının bitmesine sebep olacağına, sevilen bir kişinin kazanacağı bir başarıdan dolayı sevinileceğine delalet eder. Paylaşılan Rüya Güzel Çıkar Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası
rüyada evi terk eden birinin geri döndüğünü görmek